7 Eylül 2011 Çarşamba

yeter ki ♥ olsun.

Ben İyiyim

Ben iyiyim, gerçekten

Ben çok iyiyim, her şeye rağmen

Çünkü O, ta derinden öptü kalbimi

İyileştim ben

O, derinden gelen

Aldı götürdü beni benden.

Bıraktım kendimi

Rüzgârın, yıldızların eline

Düşünmedim olup bitenleri

Bıraktım sadece.

4 Ağustos 2011 Perşembe

ben de varım!

anne olunca insanın çocuklara karşı hassasiyeti tavan yapıyor.
öyle böyle değil.
noraashira bu maili atınca, ben de varım dedim,
umarım siz de olursunuz.
merhametli yüreklerinizden öperins!

300 ÇOCUĞUMUZA HEDİYE EDECEGİMİZ BAYRAMLIKLARLA BAYRAM SEVİNCİ YAŞATALIM...

Behçet Uz ve Ege Üniversitesi Çocuk Hastanelerinde tedavi gören çocuklarımızı sizlerin de destegiyle bayramliklarla sevindirmek istiyoruz...
Hepimiz biliyoruz ki bayramlık kıyafetlerin çocukların hayatında çok önemli bir yeri vardır, çocukluğumuzda bayramlıklarımızı başucumuza koyup uyuduğumuz zamanları hatırlayalım.
Hastanede kalan bir çocuk için bayramın ne kadar zor geçtiğini düşünelim, bu nedenle bu bayramda gelin onları biraz da biz mutlu edelim ve onlara aldığımız güzel giysilerle bayramda yalnız olmadıklarını hissettirelim...

0-18 yaş arası kız ve erkek giysileri alabilirsiniz. (Kız çocuklarına elbiseler, erkek çocuklarına şort-tişört şeklinde takımlar olabilir.) İsterseniz dilediginiz sayıda alıp asagidaki adrese göndererek bize ulastırabilirsiniz. (Yurtiçi Kargo Liman Şb. Alsancak-İzmir adresine Özlem ŞENGİR adına)
Kaç adet bayramlık alacagınızı burdan sürekli paylaşırsanız, biz de alınacak bayramlık sayısını güncelleriz, ihtiyacımız olan sayıyı, yaş ve cinsiyet grubuna göre burdan paylaşırız ki bayramlık alamayacak olan bir çocuk bile kalmasın...Hepimizin dilegi tüm hastaneye yetecek kadar bayramlığı toplayabilmek...

Ayrıca Behçet Uz Onkolojinin Servisinin aşağıdaki ihtiyaçlarına da cevap verip, yine çocuklarımızın sıkıntılarını giderebilir; zorlu hastane süreci birazcık da olsa kolaylaştırabilirsiniz:

- 30 yatak- yataklar çok kötü durumda,telleri çıkmış halde,altlarına battaniye sererek yatmak zorunda kalıyorlar.
- 12 televizyon- televizyonların hiçbiri çalışmıyor, ikinci el bile olabilir, uzun süre hastanede yataktan kalkamadıkları odalarından çıkamadıkları için tek eğlenceleri televizyon.
- Yoğun bakım odası için bir ofis tipi buzdolabı
- 12 vantilatör-ısıtıcı
- 1 çamaşır makinesi
- 30 çarşaf

Elektronik aletler ikinci el de olabilir,yeter ki bir süre de olsa çalışsın.



Hepinizin desteklerini bekliyoruz....

mutluolalim@gmail.com
www.mutluolalim.com




--

Mutlu Olalim Projesi
www.mutluolalim.com



21 Temmuz 2011 Perşembe

6 haftadır diyetteyim ve tek kaybettiğim 5 kilo.

bu minvalde bir başlığı 3-4 ay önce de atmış, yazımda diyetisyen mi, ispanyolca kursu mu diye sormuştum.
çoğunluk ispanyolca deyince, diyetisyene gitmekten vazgeçip ispanyolca da öğrenmedim.
madem uygulamayacaksın, neden soruyorsun?
böyle de bir insanım işte.
günler günleri, yağlar yağları kovalarken artık zayıf olma hissiyatım da tavan yapınca diyetisyene gitmeye karar verdim.
"hola" diyebilmek şu an için bana yeterliydi ne de olsa.
diyetisyen arama gibi bir serüvenim olmadı, zeto'nun önerisiyle sinem kolbakır'ın o süper ofisine adım attım.
benim gizlim saklım yok,
hele ki kilolarımla ilgili hiçbir çekincem yok.
ilk sinem'e gittiğimde 70 kilo çektim, bunun 21 kilosu yağdı üstelik.
bana testlerini yaptır öyle gel dedi, testleri yaptırıp 3 gün sonra gittiğimde ise ilk tartı kilom kayıtlara geçti; 69,3!
diyet listemi aldım, liste süperdi 2 saat arayla durmaksızın yiyordum.
bir öğünde halley bile vardı.
bu listeyle, 3 hafta üst üste 1.1 kg vermeyi başardım.
son hafta biraz durma oldu ama ilk ayım bittiğinde 65,3 kiloydum.
sonra kınaydı, düğündü, derken sadece 300 gr verebilmişim.
olsun dedik iyi bile.
ama bu hafta gittiğimde 65,6 kilo olduğumu duyunca şokingen oldum
yağdan vermişim ama vücudumda 1,5 kg kadar fazla su varmış, normalde 64,2 falansın dedi sinem.
deve olsam bu kadar tutarım herhalde.
pms gibi durumlara da 3-4 gün var.
bu durumu gülşahcım, " undefined period syndrome UPS" olarak tanımladı, ben de bayıldım.
sinem'i 2 hafta görmeyeceğim.
bu iki haftada uygulamam için bana 3 günlük ayrı bir diyet listesi hazırladı.
vücuduma protein yükleyerek dengeyi bozacakmışız.
bugün o şok diyetin ilk günü ve ben açlıktan ölüyorum!
normal zaman diyetimde ne kadar da çok yiyormuşum meğer ya!
tek tesellim bu diyeti 3 gün üst üste değil, 2 hafta içinde herhangi 3 günde yapacak olmam.
diyete başladığımdan beri ilk kez kendimi rejimde hissediyorum
umarım 2 ağustos'ta 62'leri görürüm de sinem'in hedefine ulaşırız.
benim hedefim 59.
59,9 bile olsa razıyım yani :)
size sinem'den uzun uzun bahsedecektim ama zeynep zaten yazmış; işte sinem.
ankara'da diyetisyen arayanlara şiddetle tavsiye ederim.
önce onu sonra sizi öperim!
hoş kalın.

18 Temmuz 2011 Pazartesi

bir doğumgünü yazısı.

dün benim doğumgünümdü.
30'dan gün almaya başladım.
yavaş ya da hızlı,
aldığım günleri güzel bir yerde biriktirmeye kararlıyım.
20'li yaşların sonu, gençliğin sonu,olgunluğa adım.
güzel.
ne farkı var 16 temmuz'la, 17 temmuz'un,
yüklediğin anlamlar, değerler olmasa?
mesela ben her 17 temmuz'da ağlarım.
yanlış anlaşılmasın yaş aldığım için yaş dökmüyorum,
muhakkak ağlayacak bir şey bulduğumdan,
yaz çocuğu olmayı deli gibi sevmeme rağmen, yaz çocukluğunun yalnız doğumgünü psikolojisinden herhalde.
-dönüp dolaşıp her şeyi "yengeç" olmaya bağlıyorum ama- belki de sevgi arsızlığımdan.
pasta istemedim, ama pastam olmasaydı da ağlayacağımı bilen canım kocam ve kardeşim sayesinde en sevdiğim muzlu-çikolatalı pastam vardı.
yine de üzülecek bir şey buldum, sosyal medyaya lanet okudum.
seneye doğumgünümde facebook duvarımı kapatma kararı aldım, bakalım o zaman n'apacaksınız diyerek.
kalbim kırıldı.
sonra bir'ine baktım, diğeri'ne sarıldım, içimi mutluluk kapladı.
ohhh be dedim iyi ki doğmuşum!



6 Temmuz 2011 Çarşamba

itiraf

kıskanç olarak, dört kez acı çekerim:
kıskanç olduğum için,
kıskançlığımdan dolayı kendimi suçladığım için,
kıskançlığımın ötekini incitmesinden korktuğum için,
bir bayağılığın beni tutsak etmesine boyun eğdiğim için: dışarıda bırakıldığım, saldırgan olduğum, deli olduğum ve sıradan olduğum için acı çekerim.

roland barthes


öptümmm

şu sıralar kafayı sezen aksu ile kafayı bozmuş durumdayım.
çılgınca dinliyor, dinliyor dinliyorum.
sayım ne güzel bir şiir, öptüm ne güzel bir şarkıdır allahım!
cemal süreya nur içinde yatsın, sezen aksu çok yaşasın;
kasığından öptümm desin yumuşak yumuşak.


ay isiginda oturuyorduk
bileginden optum seni

sonra ayakta optum
dudagindan optum seni

kapi araliginda optum
solugundan optum seni

bahcede cocuklar vardi
cocugundan optum seni

evime goturdum yastigimda
kasigindan optum seni

baska evlerde karsilastik
iliginden optum seni

en sonunda caddelere cikardim
kaynagindan optum seni