2 Haziran 2009 Salı

harvey milk.

filmlerin sonunda tutamadığımız göz yaşlarımızın artış oranı; muayyen günlerimiz, yaşımızın büyümesi, filmde kendimizi bulmamız gibi nedenlerle ilintilidir genelde. dün filmin son sahnesinde göz bebeklerimde biriken yaşların nedeni ise tamamen "based on the true life" ile alakalıydı. çok uzun zamandır merak ettiğimiz ancak korsan almamak için direnip, muradımıza aylar sonra erdiğimiz bir film oldu "Milk". daha önceden de söylediğim gibi bir filmi izlemeden önce bana ipucu verecek her türlü yazıyı okumaktan kaçınırım. uzun yıllar agatha christie okumanın vermiş olduğu gri hücre egzersizleri sonucu filmden alacağım tüm keyif kaybolabilir çünkü. film, çözümleme yapılmaya müsait olmasa bile okumam. velhasıl kelam, armada sinemaları 6. salondaki rahatsız koltuğuma oturduğumda fimin gerçek bir hikayeye dayandığından ve harvey milk adlı bir eşcinsel aktivist hakkında olduğundan başka bir şey bilmiyordum. sean penn'in oyunculuğunun izahattan müstesna olduğu konusunda hemfikiriz sanıyorum. ancak şunu belirtmeden geçecemeyeceğim yumruğunu havaya kaldırışındaki naiflikten(bu cihan'ın tespitidir), bacak bacak üzerine atışındaki tavrına, mimiklerine kadar baştan aşağı eşcinsel ruha bürünmüş olan sean penn'in eşcinselliği kıvırtmak sanan oyunculara öğreteceği çok şey var. oscar elbette ki her zaman iyi oyunculuğun tezahürü olmayabiliyor ama bu sefer gerçekten hak yerini bulmuş. harvey milk'in fiziksel görünümü üzerine bugün yaptığım küçük bir araştırma sonucunda sean penn'in bu rol için biçilmiş kaftandan öte bir tercih olduğunu söyleyebilirim. sadece sean penn değil, filmin sonunda göreceğiniz üzere cast mükemmel seçilmiş. gerçek karakterlere bu denli benzeyen bir oyuncu ekibine daha önce inanın hiç rastlamamıştım. gerçek karelerden film sahnesine geçiş o kadar mükemmel yapılmış ki bizim tarihimizden bir olayı anlatan güz sancısı'nı eleştiriken ne denli haklı olduğumu bir kez daha anladım. yarı belgesel tadında enfes bir biyografi izledim dün. ister homofobik olun ister olmayın, erkek eşcinselliği estetik bir görüntü sergilemediğinden daha ilk sahneden hafif bir rahatsızlığınız olabilir. ancak filmi estetik kaygılardan uzak, hormonsal tercihe saygı çerçevesinde izlerseniz heteroseksüel bir kişinin temel bir hakkının elinden alındığında duyduğunuz öfke ve üzüntüyü hissedeceksiniz. hatta eşcinselliğe karşı ön yargılysanız muhakkak izleyin derim.
ön yargılarınızı kırın!
sizden biri, bizden biri olanlarla, cinsel tercihi sizinle aynı değil diye dışladıklarınız, kaçtıklarınızla yüzleşin. hiç olmazsa Harvey Milk için deneyin bunu! pişman olmayacaksınız.
öperins!

6 yorum:

Allegra'nde dedi ki...

üşengeçliğimden kopi pest yaptıktan sonra entera basamadım.
yorucu ve değişik bir alle yazısı oldu, özrü bir borç bilirim.

beenmaya dedi ki...

seyredilmeli diyorsun yani tez vakitte...

Allegra'nde dedi ki...

kesinlikle!
ama biraz uzun, uyuyanlar olmuş. uyarayım :)

beenmaya dedi ki...

sean pean'in olduğu bir filmde uyumayacağıma emin olabilirsin :)))

Esra Günüşen Ertuğrul dedi ki...

süper bir film..dediğiniz gibi oyunculuklar süper

Travis dedi ki...

hay yaşa:)
http://sigarayaniklari.blogspot.com/2009/02/milk.html