
Aslında ben çok gülerim ama bir o kadar da hüzünlü bir insanım. Mesela bu gün taksiyle giderken, yanımdaki dolmuşa baktım, bomboştu! her yolcu başına bir ikili koltuk düşmüş, hepsi rahat rahat gidiyorlardı. O an otobüse daha fazla bakamadım ve kafamı çevirdim. Gözyaşlarıma hakim olamadım. Çünkü ben o otobüsteki insanların ne düşündüğünü çok iyi biliyorum. Ben de dolmuşa biniyordum. onlar benim ödediğim paranın onda birini verip rahat rahat yolculuk ederken, ben doğan görünümlü şahinin içinde tüm yalnızlığımla oturuyordum. O yüzden obüstekilerin ne hissettiğini iyi biliyorum. hep birlikte bana enayi diyip gülüşüyorlardı içlerinden! işte o an göz yaşlarım sel oldu sevgili dostlar!
16 yorum:
Tanımadığım, tanımak istemediğim, görmediğim, görmek istemediğim bir şahsiyettir kendileri. Son zamanda açıkta kaldığı için timsah gözyaşları ile bir dala tutunmaya çalışmaktadır zahir.
Haykırış
:)) kendisiyle pek ilgilenmiyorum ben de. ancak bugün başıma böyle bir olay gelince direk aklıma o geldi..
Hehehehehe guzel alinti-karinti yapmissin...Bu kadin sabah programi sever Turk teyzelere muthis uygun, nabza gore serbet, arz talep kuzucugu olarak kendi yolunda cici cici ilerliyodu, alan memnun satan memnundu. Simdi bu mazlum edebiyati oyle abes oldu ki...
Çok üzülüyorsa cipini bağışlasın bir dolmuşsever vatandaşa, ya da program başı aldığı 120.000 TL'nin yarısını her gün birine versin, demokrasilerde çareler tükenmez. Esra Bebeğim cipine talibim.
@eliza: allahtan çalışıyoruz da gündüz bunlarla muhatap olmuyoruz. gerçi zuhal topal çok komikmiş herkes öyle diyor :)
@nora:sende arabası gelme sendromu tespit ediyorum şekerim. yanlış mıyım? :))
Off çok fena hemde, falımda metalik gri araba çıktı o kadar yani :))
ahahahah o sandero senin :))
Yauw sandero kampanyasini bile Nora'dan duydum ben. Hadi kizim Esra, yap bi hayir :) Su Zuhal'e bi bakiyim o zaman youtube filan...
Bu kadar zor mu "halk'a" inmek.. Jeepinin içinde dolmustaki insanları görüp duygusallaşırmış. Bu hep statülerini sindirememiş insanlarda varolan bir öteki olma durumundan vazgecememe ama duygusallığa da mani olamama hali..
Hepimiz yanlızız ister takside, ister dolmuşun içinde..
şaka bir yana, ne "bir zamanlar dipteydim şimdi orayı duygusallıkla arıyorum/anıyorum" tavırlarını ne de "halkın içindeyim ben, pazardan alışveriş yaparım" edalarını seviyorum. insanın statüsünü ne bindiği toplu taşıma ne de alışveriş yaptığı mekan belirler. hayata karşı duruşun en belirleyici statük etkendir bence. ya öyle işte.
ben de hüzünlenmiştim aldığı maaşı duyunca hem de çok...
ahahahahahh. kıyamammm :)
ben bu satırları okurken sel olmuştu göz yaşlarım... öyle hüzünlendim içlendim bu hassas insan için...
:))) hepimzide duygu yoğunluğu yaratmış kızcağİz..
hepimiz yorumlarda toplu bir çıkış yaşamışız...Böö Esra !!
elimize verseler ağzını caaaart diye ayırırmışız gibi değil mi? :))
Yorum Gönder