24 Şubat 2009 Salı

my city screams!

sürekli sanat filmi izleyenlerin arada sırada gizli saklı ama mutlaka sanatsal olmayan film izledikleri kanaatine kesin olarak varmış bulunuyorum.
son zamanlarda epeyce sanatsal film izlemiş biri olarak söylüyorum bunu.
en son dvdde izlediğimiz filmin 10. dakikasında birbirimize sıkıldığımızı itiraf edip hadi loren'i izleyelim dediğimiz zaman tam idrak edemesem de sinemaya gittiğimizde pandora'nın kutusu yerine the spirit'i tercih etmemizle ruhumun bunalmış olduğunu anladım..
çizgi roman kültürüm anneminkinden daha az.
"zamanında televizyon mu vardı, yapraklar mı dökülüyordu" diye başlayan cümlelerin devamında gelen tommiks teksas muhabbettine genelde seyirci kalıyorum.
hayatım boyunca çizgi roman okuduğumu hatırlamıyorum zaten.
ilk kahraman filmi izleyişim de dark knight ile bu sene oldu atmıyorsam.
bu tarza karşı bu denli bir sığlıkta iken neden the spirit'e gitmek istediğimi sanatsal filmlerin bünyemde yarattığı ruhsal ağırlık ile açıklayarak ilk cümledeki tezi yarattım.
bu sebepledir ki benden filmle ilgili fazla görüş beklemeyin canlarım.
aaaa alle senin görüşünü almadan film izleyemiyoruz biz amaağ diye dudak bükmediğinizi tahmin ettiğimden, sorun da yok sanırım :)
yine de bir kaç kelam edeyim ki ayıp olmasın.
sinema salonunda 15 kişi, 3'ü dişi..
fida film arası, kayıplar var bakiye 13 kişi.
itiraf ediyorum ilk yarının sonuna doğru ben de uyuyacaktım..
görüntüler güzel, çizgi roman kareleri giriyor araya çoğu zaman.
film iyi mi kötü mü bilmiyorum.
daha önce eşdeğerini izlemedim zira.
sin city'e göre çok kötüymüş, öyle dediler..
ama eva mendes var scarlett var paz vega var ki bu erkek populasyonunu açıklıyor..
oyunculuk derseniz samuel l. jackson var..
bir de maskeli süper kahraman var;
çapkın bir süper kahraman, kadınları ve fakat ruhunun ait olduğu tek kadın; şehri..
sonuçta değişik bir tarz izlemek güzel oldu.
ama daha da gelmem, ısrar etmeyin..
öperins!

çok önemli not: kaydı daha sonra düzenlemek üzere kaydedecekken yayınladım. geri almadım bi süre ama utandım. kaldırdım. düzelteyim yayınlayayım dedim. haa şimdi bi şeye benzedi mi derseniz, yoo yine aynı.

2 yorum:

delirapunzel dedi ki...

yok bu film beni sarmadı, bi kere hatunlar çok güzel bee, ne işim olur o filmle hem ben daha güzelim onlar beni izlesin (onaylamayını döverim) :)
ayrıca ben en son twilight'ı izlediğimden beri üstüne hiç bi film izlemek istemiyorum. hani böyle güzel bi çikolota yersinde tadı damağında kalsın aman gitmesin diye üstüne su içmek istemezsin ya gebersende içinin yanmasından, içmezsin. öyle bişey:)

Allegra'nde dedi ki...

izleme canım sakın.
kadınlar güzel tam hasetlik..

twilight'ı beğenmedim ben ama onud a laf arasında söyleyeyim :)